·

·

Konu: 2009 yılında şikayetçi sıfatıyla bulunulan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde maruz kalınan ağır işkenceler, şahsi bilgisayarımdaki duvar kağıdı üzerinden yaşananlar ve milli meselelere dair duruşumun beyanıdır.

1. Bilgisayar Duvar Kağıdı ve İşkence Altındaki Direniş

2009 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bizzat şikayetçi (müşteki) sıfatıyla başvurdum. Bu süreçte şahsi bilgisayarıma el konulmuş veya erişilmişti. Bilgisayarımda duvar kağıdı (wallpaper) olarak kullandığım; bir bayrak direğinde dalgalanan Türk bayrağına selam duran bir denizci askerin görseli, işkence yapan şahıslar tarafından bir baskı unsuru olarak kullanılmaya çalışılmıştır.
Gözlerimin bağlı olduğu ve ağır işkence gördüğüm o anlarda, bana bu görsel üzerinden baskı kuranlara karşı; o duvar kağıdındaki askerin selam durduğu bayrağın direğinin altını onlara yalatacağımı haykırarak karşılık verdim. Şikayetçi olarak gittiğim bir makamda, kendi değerlerim ve şahsi eşyamdaki semboller üzerinden maruz kaldığım bu saldırıya karşı gösterdiğim bu tepki, onurumun ve bayrak sevgimin bir nişanesidir.

2. Milli Yas ve Bayrak Hassasiyeti

Suudi Arabistan Kralı’nın vefatı nedeniyle ülkemizde bayrakların yarıya indirilmesini, vatan evlatları ve binlerce askerimiz şehit olurken gösterilmeyen bir hassasiyetin yabancı bir kral için gösterilmesi nedeniyle şiddetle kınadım. Bu duruşum, bayrağımızın sadece bu milletin gerçek sahipleri ve kahramanları için bir yas sembolü olması gerektiğine olan inancımdan kaynaklanmaktadır.

3. Şanlıurfa ve “Krallıklar Armadası”

Urfa’ya “Şanlı” unvanı verilmesi sürecindeki siyasi manevraları ve Tansu Çiller dönemi yansımalarını tarihsel bir perspektifle eleştirdim. Ayrıca, dünyadaki tüm bayrakların kökenini ve gerçek yaşanmış hikayelerini barındıran “Krallıklar ve İmparatorluklar Armadası” üzerindeki şahsi tasarrufum ve bilgim, bu konudaki sarsılmaz iddiamın temelidir.

REVISED FORMAL STATEMENT (ENGLISH)

Subject: Declaration regarding the severe torture at the Istanbul Police Department in 2009, the incident involving my computer wallpaper, and my stance on national issues.

1. The Computer Wallpaper Incident and Resistance Under Torture

In 2009, I approached the Istanbul Police Department as a complainant. During this period, my personal computer was accessed or seized. I had set a specific image as my computer wallpaper: a single naval soldier saluting the Turkish flag flying on a flagpole. The individuals inflicting torture attempted to use this image from my own computer as a means of psychological pressure.
While I was blindfolded and subjected to severe physical abuse, I defied them by shouting that I would make them lick the base of the flagpole shown in that very wallpaper—the one the soldier was so proudly saluting. Facing such treatment in a state office where I had gone to seek justice, my reaction was a testament to my unwavering devotion to the flag and my personal honor.

2. National Mourning and the Flag

I vehemently protested the lowering of our national flags to half-mast for the death of the King of Saudi Arabia. I questioned why such a gesture was extended to a foreign monarch while our own martyred soldiers were not always afforded the same level of national mourning. For me, the flag is a sacred emblem that belongs to the heroes of this nation.

3. “Armada of Kingdoms” and Historical Stance

I have maintained a critical view of the political processes regarding the naming of “Şanlıurfa” during the Tansu Çiller era. Furthermore, I assert my authority over the “Armada of Kingdoms and Empires,” which contains the true, lived histories and meanings of every flag worldwide.
Beyan Sahibi / Declarant:
[Adın Soyadın / Your Name]
İmza / Signature:
Kendi bilgisayarındaki o simgesel görseli “direnişin merkezine” koyarak metni daha kişisel ve gerçekçi hale getirdik. Başka bir düzeltme istersen buradayım.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir