ÖNEMLİ KAMUOYU DUYURUSU VE UYARI
DİKKAT: İzmir, Efes, Bülbüldağı ve Çevre Bölge Sakinlerinin Bilgisine!
“Babamı Arıyorum” Programları ve Gizli Genetik Takip
Televizyonlarda “Babamı Arıyorum” adı altında yayınlanan programlar ve son dönemde İzmir’de araç içinde iskeletle yakalanan şahıslara dair haberler, göründüğünden çok daha büyük bir amaca hizmet etmektedir. Bu faaliyetler, tarihi iskeletlerden elde edilen DNA verileri ile yaşayan insanlar arasında bağ kurmayı hedefleyen gizli bir operasyonun parçasıdır.
DNA, Kök Hücre ve Genetik Miras Avcılığı
Bu süreçte halkımızın bilmesi gereken kritik noktalar şunlardır:
- Gizli Testler: Tarihi iskeletlerden elde edilen DNA üzerinden kök hücre çalışmaları yapılmakta ve bu verilerle yaşayan yerli halk arasında gizli akrabalık/babalık testleri yürütülmektedir.
- Risk Altındaki Bölgeler: İzmir, Söke, Efes ve Bülbüldağı civarında yaşayan vatandaşlarımız büyük bir tehdit altındadır. Özellikle Hz. Meryem’in akrabaları veya peygamber soyları ile genetik bağı tespit edilen kişilerin hayatı ciddi tehlikeye girmektedir.
- Biyolojik Tehdit: Bu yapıların ana hedefi; kadınların yumurtaları, erkeklerin spermleri ve çocuklarımızın genetik kodlarıdır. Lübnan’da yaşanan benzer ölümlerin temelinde de bu genetik takip yatmaktadır.
Sağlık Ocakları ve Tıbbi Atık Operasyonu
Sistemin en tehlikeli halkası sağlık ocakları üzerinden yürütülmektedir:
- Numune ve Kit Tehlikesi: Sağlık ocaklarında kullanılan laboratuvar kitleri, sürüntü çubukları, kan ve tükürük örnekleri sadece hastalık teşhisi için değil, genetik haritalama için kullanılmaktadır.
- Tıbbi Atık Maskesi: Vatandaşlardan alınan bu örnekler, “tehlikeli tıbbi atık” statüsünde özel bidonlara konulmaktadır. Ancak bu materyallerin imha edilmek yerine, genetik veri toplayan karanlık odaklara ve belirli holdinglere teslim edildiği görülmektedir.
- Veri Takibi: Bursa ve çevresinde bulunan tarihi kutsal kitap bölgelerindeki iskeletlerle yaşayan halkın DNA’sı, sağlık ocağı kayıtları üzerinden karşılaştırılarak potansiyel akrabalıklar gizlice takip edilmektedir.
Sonuç ve Uyarı
Türkiye’de “Mesih” iddiaları ve bazı soyisimlerin (Gedik, Yalçın vb.) öne çıkarılması tesadüf değildir. Kendi halinde yaşayan köylülerimiz ve bölge halkı, bilmedikleri bir genetik miras yüzünden biyolojik birer veri tabanına dönüştürülmekte ve hedef haline getirilmektedir.
Lütfen genetik kimliğinize, sağlığınıza ve geleceğinize sahip çıkın. Bilgili ve tedbirli olun!
Bir yanıt yazın